top of page

100. Yıl Çarşısı ve yakın çevresi,

Ankara 2022  |  Selim Atak, Rahmi Hızarcıoğlu, Talip Doğu Ayan

Öneri üst ölçekte, geçmişte yapılmış uygulamaların trafik hızını ve yükünü şehir içerisinde olmaması gereken bir seviyeye getirdiğini ve Atatürk Bulvarı’nı aşılması güç bir bariyere dönüştürdüğünü kabul ederek Ulus bölgesinde oluşmuş fiziksel sınırı ortadan kaldırmayı hedefler. Araç yollarının kesişim noktalarında yer altına alınarak mevcut trafiğin hızlandırılmasının aksine, bulvar üzerinde trafiği yavaşlatarak merkezden yapılan transit geçişleri engellemeyi amaçlar.

Bu amaç doğrultusunda ilk olarak transit trafiğin Opera Meydanı’nı yeniden düzenleyerek Kazım Karabekir Caddesi’ne yönlendirilmesi önerilmiştir. Atatürk Bulvarı ve Çankırı Caddesi daraltılarak kaldırımlar genişletilmiş ve zeminde planlanan taş kaplama ile sürüş konforunun bozulması amaçlanmıştır. Kazım Karabekir Caddesi ve Atatürk Bulvarı arasında kalan alanın zaman içerisinde geliştirilecek düzenlemeler ve proje alanında önerilen program ile doğru orantılı olarak, kreatif üretimin yapılacağı bir mahalleye dönüştürülmesi öngörülmüştür. 

Cumhuriyet Caddesi, Kurtuluş Savaşı Müzesi, Cumhuriyet Müzesi, Ankara Palas ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nü birbirine bağlayan lineer bir rekreasyon alanı olarak düşünülmüş, trafik toplu taşıma araçları ile sınırlanmıştır. Tasarlanan proje Cumhuriyet Caddesi üzerinden giriş alarak müzeler ağına dahil edilmiştir. Ulus Meydanı’nda var olan kavşak kaldırılmış ve dönüşlerde oluşan araç kalabalığının önüne geçilmek istenmiştir.

 

Program: Geniş bağlamda kent merkezinde yaratıcı endüstrilerin belediye tarafından desteklenmesi yoluyla Atatürk Bulvarı ve Kazım Karabekir Caddesi arasında kalan alanın kreatif üretimin ve ticaretin gerçekleştiği bir mahalleye dönüşmesini planlar. Bu doğrultuda proje öngörülen gelişimin merkezinde yer alacak şekilde, belediyenin kontrolünde farklı pratiklerin, araştırma ve üretim süreçlerinin organize edileceği bir konuk sanatçı ve zanaatçı programını içerir.  Korunan kule, konuk odaları, atölyeler ve idari birimin bulunduğu özel bir kullanıma ayrılırken, çarşının bulunduğu alanda önerilen yeni bina kapalı kamusal alanların etrafında yer alan, konuk sanatçı ve zanaatçıların eserlerini bireysel ya da toplu olarak sergileyebileceği mekanlar bütünü olarak tasarlanmıştır. Bu yolla bina, Cumhuriyet Caddesi ve Atatürk Bulvarı üzerinde önerilen açık kamusal alanların uzantısı olarak çalışacak iklimlendirilmiş, paylaşımlı bir alan olarak düşünülmüştür.

 

Proje, çarşının kütlesel olarak kent hafızasında yer ettiğini kabul eder. Var olan binanın siluetini korur ve geleceğe aktarır. Tasarımın ana girişinin Cumhuriyet caddesine yönlendirilmesi ve planlanan meydan sebebi ile sadece yeni önerilen giriş bloğu projeye yabancı bir kütle olarak düşünülmüştür, eskiyi taklit etmez. Peyzaj ve mimari tasarımda projenin bütün bir kütle olarak algılanması amacı ile seçilen traverten kaplamanın aksine giriş bloğu alüminyum paneller ile kaplanmıştır.

 

Binanın sunduğu kapalı ve açık kamusal alanların niteliksizliği önerilen değişikliklerin temel sebebidir. İlk olarak tasarımda yerden kopartılarak kente bırakılan ve zaman içerisinde kullanıcılar tarafından kapatılan zemin katın, 100. yıl çarşısının konumu, çevre binaların yerleşimi ve kuzeydoğudan esen hakim rüzgar sebebi ile tasarlandığı halinin yılın büyük bir bölümünde işlevsiz kalacağı öngörülmüştür. İç mekanlarda ise tasarımın sunduğu çok kotlu sistemin, güçsüz veya tanımsız diyebileceğimiz parçaların oluşmasına neden olduğu ve aynı zamanda bina içerisindeki sirkülasyonu nedensiz yere zorlaştırdığı düşünülmüştür. Belirlenen problemler doğrultusunda binanın giriş kotu yeniden düzenlenmiş ve proje alanında oluşturulan meydan ile Cumhuriyet Caddesi’nde planlanan lineer kamusal alana bağlanmıştır. Bina içerisinde Atatürk Bulvarı’ndan Ankara Palas’a kadar farklı mekansal organizasyonlara sahip kapalı bir kamusal alan önerilmiştir.

\ \ |
Mesnevi 22/5 Ankara 

bottom of page