top of page

Köprübaşı kent meydanı ve yakın çevresi,

Antakya 2021  |  Selim Atak, Talip Doğu Ayan, Umut Cırık

Antakya kentini özgünleştiren pek çok özellik arasında, çok katmanlı oluşu belki de en ilgi çekici olanıdır. Yeni yapılar tarihi kaplamış fakat tamamen yok etmemiştir. Farklı dönemlerde üst üste yerleşmiş inşaat evreleri; yıkık bir su kemeri, bir duvar parçası ya da aranmadan bulunan mozaikler gibi izle ile göze görünür. İlgili bir kullanıcı, kent içerisindeki izlerden temellendirerek Antakya’nın altında kalan tarihi, farklı olasılıklarla hayalinde canlandırabilir. Bu varsayımla kentin çok katmanlı yapısının kişiye, kendine özgü yamalarla doldurduğu senaryolar geliştirme fırsatı verdiğini kabul edebiliriz. Antakya’nın günümüz kent dokusu, olası senaryolardan sadece birisidir.

Örneğin Kurtuluş Caddesi yüzyıllar önce bugün var olduğu gibi fakat farklı yapı ve binalarla sınırlanmış olarak kullanılıyordu. Sokağın sadece istikameti ve doğrusallığının bugün, geçmiş ve olası bir gelecek ile bağlantı kurduğunu kabul edersek, zaman içerisinde cadde üzerinde farklı yapıların var olduğunu ve var olacağını da kabul etmiş oluruz. Bu noktada tarihin herhangi bir anı, sokak üzerinde bulunan izlerin yardımıyla zihnimizde canlanır ve yoruma açıktır.

Aynı şekilde proje alanını ele alırsak, Ata köprüsü ve yıkılmadan önce aynı yerde bulunan tarihi Roma köprüsünü tarihler arası bağı kuran obje olarak tanımlayabiliriz. Bu şekilde köprü proje alanında var olmuş yapıları, sokakları veya meydanı kimliklendirir. Tasarlanan yeni meydan, asırlardır Asi nehrinin iki yakasının buluştuğu proje alanında kullanıcıları hayal etmeye yönlendirmeyi amaçlar. Proje genelinde uygulanan kasıtlı tamamlanmamışlık ile kent meydanının bulunduğu alanda geçmişte ne olduğu ve gelecekte ne olacağını fikirleştirmeyi hedefler, kullanıcıya hayali gerçekliğini kurma fırsatını verir.

 

Araç trafiğini seyreltmek için ilk öneri çarşı yönünde olan trafik akışının Atatürk Caddesi ve Ata Köprüsü arasında kalan alanın güneybatı istikametinde tek yönlü olacak şekilde yeniden düzenlenmesiyle kent meydanının transit bir geçiş güzergahı olmasının önüne geçilmek istenmiştir. Önerilen ikini değişiklik trafiğin süratini azaltmak amacı ile proje alanı içerisinde kalan araç yollarının taş kaplama ile değiştirilmesidir.

 

Köprü: Roma köprüsünün yanlış şehircilik uygulamaları dahilinde yıkılarak yerine, meydandan transit geçişlerle araç trafiğini arttıracak yeni köprünün yapılmasını tarihin akışına ihanet olarak niteleyebiliriz. Fakat önerilen proje estetik kabullerden uzak yeni köprüyü yıkarak aynı hatayı tekrarlamaz. Kentin yaşayışı içerisinde verilmiş doğru veya yanlış kararların, şehri var ettiğini kabul eder. 

 

Yama: Yeni meydan rasyonel bir eklenti ya da planlı yapılmış bir kazı gibi bulunduğu bölgeye zıt, bir diğer deyiş ile suni bir düzlem olarak tasarlanmıştır. Amaçlanan, yeni meydanı insan ürünü sınırlar ile ayırt edici kılmaktır. Oluşturulan düzleme eklenen iki strüktür ile meydan, kullanıcı haraketliliğini tanımlayan, dinamik ve durgun olarak kurguladığımız iki parçaya bölünmüştür. Meydanın güney bölümü kullanıcılara gün içerisinde yavaşlayabilecekleri ve kendi eylemleri ile tanımlayabilecekleri özgür bir alan sunar. Toplu taşıma durakları ve uzun çarşı bağlantısı ile dinamik olarak tanımladığımız kuzey meydan, kullanıcıların günlük aktivitelerini kolaylaştırmayı hedefler.

 

T: Farklı katmanlarda yer alan ve meydan düzlemini bozarak peyda olan bir yapıdır. Asi kıyısı boyunca var olan konsol yürüyüş yolunun dış sınırını geçmeyecek şekilde, şevin üzerinden yükselen kemerli bir yapı olarak tasarlanmış yürüyüş yolu, Ata köprüsünü geçtikten sonra iki kıyıyı bağlayan yeni yaya köprüsü ile sonlanır. T zemin düzleminin üzerinde ve altında var olan bir objedir, farklı dönemlere dokunur. Şehrin güncel ve tarihi katmanlarına eklenir.

 

Perde: Yeni meydanın sahne arkasıdır ve meydana yönlenen mimari bir heykel olarak düşünülmüştür. Arkasında kalan cepheyi saklar fakat kapatmaz. Proje alanında yıkılan binanın, bitişik cephede bırakacağı izin korunması amaçlanarak kütle komşu binalardan koparılmıştır. 

 

Donatılar: Proje alanında iki farklı donatı grubu tasarlanmıştır. Dinamik olarak tanımlanan meydanın kuzey bölümünde hafif, yüzer banklar planlanmıştır. Bu alanda tasarlanan gölgelikler ve kent mobilyaları kentlinin günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir. Meydanın güneyinde durgun olarak tanımlanmış alanda sıkıştırılmış toprak kullanılarak tasarlanan merkez donatı, kütlesel olarak bozulmuş bir kaidedir. Tasarımın ilham kaynağı örneğin Samandağ’da bulunan tapınak gibi, artık var olmayan bir yapıdan geriye kalanlardır. Etrafında tasarlanan diğer donatılar ise merkez donatının etrafa saçılmış parçaları izlenimini verir.

\ \ |
Mesnevi 22/5 Ankara 

bottom of page