top of page

Muğla Sosyal, Kültürel ve İdari Hizmetler Binası,

Muğla 2026 |  Selim Atak, Talip Doğu Ayan, Cansen Molva, Rahmi Hızarcıoğlu

 

​/ Başlangıç
Öneri öcelikli olarak radikal bir biçimde öne çıkmadan yapının nesne odaklı görüntüsüyle daha az ilgilenilmesini, bunun yerine yaşama dair kullanımlar sunmayı ve şehir merkezinin sakince bir parçası olmayı hedefler. Bir diğer deyiş ile, dönemsel estetik kabulleri rahatlıkla okuyabildiğimiz ve gelişimindeki sürekliliği açıkça sergileyen şehir merkezinin diğer yapılarından kendini önemli görmeden dönemini yansıtmayı hedefler. Bununla birlikte yapıyı kısaca tarif etmemiz gerekirse, işlevsel dört ayak üzerinde zemin katını kamu kullanımına bırakarak yükseltilmiş bir kutudur.

/ Öneri
Yıkılan binanın ardından oluşan boşluğun caddeye bakan cepheleri, parselin yapılaşma sınırına dayanacak şekilde kurgulanmıştır. Bu yolla sokak kesiti korunarak kent hafızasının sürekliliğini sağlamak amaçlanmıştır. Parselin güneydoğusunda, çok katlı otopark ve ilkokula komşu olan alan ise gerekli servis birimlerine ayrılmıştır. Tasarımın komşu yapıdan farklı işlevlere sahip olması nedeniyle; yapı, aynı zamanda zemin kat kurgusunun gölge ve derinlik hissini güçlendirecek nitelikli bir yırtık ile komşusundan ayrıştırılmıştır. Tüm bu kararlar doğrultusunda dikdörtgen formda bir plan şeması benimsenmiştir.

a - Yerleşim sınırlarının belirlenmesiyle öngörülen oturum alanı; servis alan ve servis veren hacimler olarak ikiye ayrılmıştır. Bu doğrultuda yapının doğu kanadı; düşey sirkülasyon, yangın kaçışları, ıslak hacimler ve depolama mekânları gibi servis işlevlerine ayrılmıştır.


b - Zemin düzleminde, geleneksel mimaride konut planının çevresinde biçimlendiği ve günlük yaşamın merkezi olan “hayat”ı anımsatan bir avlu kurgulanmış böylece sokak kotunda yapının zeminle kurduğu ilişki özgürleştirilmiştir. Dört köşesine farklı işlevler yerleştirerek belirsizce tanımlanan avlunun merkezinde dairesel bir amfi konumlandırılmıştır. Bu müdahaleyle, kullanıcının sahiplenerek zenginleştirilmesi hedeflenen mekanda, tasarım yoluyla sosyal etkileşimi başlatacak ilk adım atılmıştır.


c - Avlunun odak noktasını oluşturan amfinin üzerinde, gökyüzünü çerçeveleyen bir ışıklık (tepe feneri) önerilmiştir. Bu strüktür tasarlanırken, yapı içinden yukarı bakıldığında yapılaşmanın görüş açısına girmemesi amaçlanmıştır. Merkezinde “gök peyzajı” olarak adlandırabileceğimiz değişken bir eseri sergileyen bu çerçeve; paspartu olarak değerlendirilebilecek döşeme yüzeylerinin eklenmesiyle konik/piramidal son formuna ulaşmıştır.

 

/ Kat Planları


Z - Avlunun daha önce belirsizce çizilen sınırları; giriş, kafeterya, kitabevi ve servis birimleri ile tanımlanmıştır. Parsel genelinde ve zemin kat döşemesinde kesintisiz olarak küp taş kaplama kullanılmış; böylece avlunun sokağın bir devamı ve kamusal alanın gölgede kalan korunaklı bir parçası olarak hissedilmesi amaçlanmıştır.
1 - İhtiyaç programında yer alan kütüphanenin yüksek bir sirkülasyon yoğunluğu yaratacağı öngörülerek bu işlev 1. kata yerleştirilmiştir. Dağılımın dijital kütüphane odağında şekillendiği plan kurgusunda, kuzey cephesine 3 adet etüt odası konumlandırılmıştır. Bu odaların hareketli bölücülerle ayrılması ve gerektiğinde farklı ölçeklerde kullanım imkânı sunan esnek bir mekân organizasyonuna sahip olması önerilmiştir.
2 - Bu kat idari birimlere ayrılmıştır. Daire başkanı odası ve toplantı odası kuzey cephesine yerleştirilmiştir. Hem bireysel hem de paylaşımlı çalışmaya olanak tanıyan personel çalışma alanı, gerekli görülürse alt mekânlara bölünebilecek esneklikte tasarlanmıştır.

3 - En üst katta 60 kişilik bir seminer/etkinlik salonu ile 80 kişilik çok amaçlı bir salon planlanmıştır. Bu iki mekâna hizmet eden fuaye alanının, çok amaçlı salonla olan sınırında hareketli bölücü paneller kullanılması önerilmiştir. Böylece ihtiyaç durumunda salonun fuayeyle birleşerek 150 kişilik kapasiteye genişleyebilmesi hedeflenmiştir.
Ç - Teras çatı olarak planlanmıştır. Sirkülasyon hacminin duvarı bir projeksiyon yüzeyi olarak değerlendirilmiş; oturma düzeni doğu-batı aksında kurgulanarak  bir açık hava sineması önerilmiştir. Böylece Masa Dağı ve eteklerine yayılan kent manzarası, kullanıcıya yeni bir sosyal işlev eşliğinde ve farklı bir bakış açısıyla sunulmuştur. Çatı katı döşemesi +16.54 kotunda olacak şekilde planlanmış; yerel mimari referanslara saygı duyan ve parapet çizgisini gizleyen çelik konstrüksiyon bir çevre saçağı tasarlanmıştır.

/ Görünüş hakkında
Kent merkezinde yapılacak bir yürüyüş, farklı dönem yapılarına ait cephe düzenlerinin kent dokusunda oluşturduğu düzensiz ritmi açıkça hissettirir. Bu durumun sadece Muğla iline özel olduğunu söylemek yanlış olur. Bu noktada tasarım çıkış noktasına paralel olarak kendini öne atan bir öneri getirmeyi hedeflemez,
yapı düzensizliğin içinde kendi karışık ritmini sergiler.
Bu doğrultuda, zemin kotundan +0.40 cm kotuna kadar traverten kaplanarak oluşturulan hat bir kaide olarak kabul edilmiş; yapının ana kütlesi yalın ve beyaz bir hacim olarak bu kaide üzerine oturtulmuştur. Cephe kurgusu; yatayda döşeme izleri ve düşeyde pencere açıklıklarının oluşturduğu çizgisel hatlar ile
en sade halinde tasarlanmıştır. Muğla iklimine yanıt veren masif duvar kalınlıkları ve içeri çekilen pencereler ile cephede güçlü bir ışık-gölge derinliği yaratılması ve içeri düşen ışığın kontrol edilmesi planlanmıştır.

\ \ |
Mesnevi 22/5 Ankara 

bottom of page